BAHIS YAP!

CANLI BAHiSTE LiDER
yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2008 Cumartesi

iddialı yorum - iddaa tahminleri

321 * ukrayna - beyaz rusya (1)

2007 yılında blokhin'in gidişinin ardından yerine geçen mikhailichenko ile euro 2008 maçlarına çıkan ukrayna; gürcistan, italya, iskoçya, faroe adaları, litvanya ve fransa'nın olduğu grupta 17 puan toplamış fakat çıkamamıştı. özellikle evinde oynadığı maçlarda başarılı performans ortaya koyan ukrayna, fransa'ya kaybetmezken italya karşısında iyi futbol ortaya koymuş ama di natale'ye engel olamamıştı. ukrayna için bizce en büyük sorun ukrayna futbolunun son yıllardaki efsane isimlerinin formsuzluğu ve bunun milli takıma yansıyacağıdır. bildiğimiz üzere shevchenko chelsea'de hemen hemen bütün bir sezon yedek kaldı ve sadece 10 maça ilk 11'de başladı. diğer yandan voronin gibi son derece önemli bir silahın liverpool'da hep oyuna sonradan girmesi ve bununla beraber form düşüklüğü ukrayna milli takımının performansını %50 derecede etkileyebilir. ruslan rotan, rusol, gusev, timoşçuk gibi son derece klas oyuncuları bulunmakta.

beyaz rusya ise avrupa futbolunun yükselen değerlerinden biri. alman stange'in çalıştırdığı takım euro 2008'den sonra o sancılı dönemi atlattı. 2008 elemelerinde iki hoca değişikliğine birden giden beyaz rus milli takımı bulgaristan, romanya, arnavutluk gibi takımları evinde yenememesi dışında lüksemburg'a da kaybedince ülke futbolu kaosa girmiş oldu. artık her şeye yeniden başlayan beyaz rusya; kornilenko, hleb, v.kutuzov ve romaschenko gibi kramponlara sahip.

iklim ve futbol ekolü olarak birbirine yakın olan iki takımın mücadelesinde ukrayna daha iyi kadrosu ve ev sahibi avantajıyla elemelere 3 puanla başlayacaktır.

324 * andorra - ingiltere (2)

avrupa'nın en zayıf takımlarından biri olan andorra euro 2008 elemelerinde tek puan ve attığı 2 golle grubu sonlandırmıştı. ayrıca 12 maçta yediği 42 golde andora için son derece vahim bir durum. bu takımın futbol anlamında daha çok şey öğrenmesi gerekiyor.

ingiltere ise avrupa futbolunda resmen dibe çökmüş durumda. kim gelse bu takımın başına başarı yakalayamıyor. önce 2006 yılında goran ericsson ile dünya kupasında çeyrek finalde portekize elenen ingiltere bu hocanın performansını başarılı bulmamasıyla beraber "ingiltere'yi ingiliz hoca çalıştırmalı" düşünceleri hakimiyeti ile beraber isveçli teknik adamı yollamış yerine m.boro ile nispeten başarı yakalayan,uefa kupasında final oynayan s. mc laren'i getirdi. euro 2008 elemelerine mc laren'la başlayan ingiltere hırvatistan ve rusya'nın bulunduğu gruptan çıkamayarak hayal kırıklığı yarattı. hatta son hırvatistan maçını aldıkları takdirde gruptan çıkmaları kesindi fakat evinde hırvat silahlarına karşı koyamayarak yenilip isviçre - avusturya organizasyonunu evinde izleyebilmişlerdi. şimdi capello zamanı! capello da takımın başına geldi fakat istenilen ingiltere kesinlikle görünmemekte. bunu son çek cumhuriyeti maçında daha iyi gördük. son derece sıkıcı ve tatsız bir futbol ortaya koyan ingilizler beraberliği son dakikada ki kornerden doğan karambol gölüyle kurtarmayı başardılar.

bu maç için verilen 3 handikapı ingiltere'nin aşacağına inanıyoruz.

333 * hırvatistan - kazakistan (1)

türkiye milli takımımızla oynadığı yarı final karşılaşmasında daha da yakından tanıdığımız hırvatistan dünya sıralamasında ilk 5 sıra içerisinde yer alan bir ekip. kadrosunda birçok yıldızının olduğu ve hırslı teknik adam biliç'le uyum içersinde olan hırvatlar bu grubunda en büyük favorileri arasında yer alıyor. defans hattında bulunan simuniç, kovaç, corluka'ya kesinlikle havadan yaklaşılmayacağının farkında olması gerek pijpers'in. avrupa elemerinde ceza sahası içerisine gelen ortaya en fazla müdahale ederek uzaklaştıran takımların başında hırvatistan defansı gelirken, en fazla ceza sahası içerisinde topu uzaklaştırarak takımına rahat nefes aldıran oyuncuda simuniç olmuştu. petriç, syrna ve oliç yedek oynamasına rağmen klasniç, leko, modriç ve budan gibi yıldızlara sahipler. euro 2008'de b grubunda olan hırvatistan'ın almanya, avusturya ve polonya karşısında gol attığını, daha sonra türkiye ile eşleşen takımın bu maçta da gol bulduğunu unutmamak gerekir.

kazakistan ise rusya'da milli olmayan futbolcuları alıp kendi milli takımlarında oynatıp hem ülke futbolunu ileriye götürme adına hem de başarı sağlama adına önemli işler başardılar. yani bu takım bildiğimiz ersun yanal zamanında oynadığımız takım değil. öyle ki 2008 elemelerinde belçika, sırbistan gibi güçlü rakiplerinden puan yada puanlar almayı başarmıştı.

hırvatistan evinde kazakistan'ı geçerek 3 puanla gruba başlar.

325 * burkina faso - tunus (02)

2006 yılında dünya kupası elemelerinde çok iyi maçlar çıkaran burkina faso'nun 9. grupta aldığı galibiyetler kesinlikle tesadüf değildi. 2006 yılında gana, güney afrika yanında uganda ve kongo'yu da yenen burkina 13 puan toplamıştı. dagano, yahiya kebe, abdoulaye cisse, kone gibi yıldızları bulunan ev sahibi takım afrika takımları arasında en fazla gol atan takımlardan biridir. grupta bulunan seyşeller, burundi gibi tecrübesiz takımların grupta olduğunu hatırlatırsak bu takımın gerçek gücünü gruptan sonra çıkacak rakiplerle oynayacağı maçlardan daha iyi anlayabileceğiz. birincilik için tunus'la mücadeleye giren burkina faso genel averajlara bakıldığında da bir hayli iyi durumda.

tunus ise 2006 yılında dünya kupası elemelerinde çok iyi maçlar çıkaran takım afrika grubu elemelerinde gine, fas, kenya, malawi, botswana'nın olduğu eşleşmede 21 puan toplamayı başarmıştı. daha sonra c grubunda zambiya, güney afrika ve gine ile eşleşmiş bu gruptan da 6 puanla çıkmayı garantilemişti. çeyrek finalde nijerya'ya penaltılar sonucu elenen tunus dünya kupası elemelerinde arabistan, ispanya ve ukrayna'nın olduğu eşleşmede 1 puan alabilmişti. santos, bouzaizi, nafti, clayton, el karkouri, haggui, jaziri, trabelsi, jaidi gibi müthiş ayakları bulunan takım bu turnuvanın bize göre en büyük favorilerinden. 2008 afrika kupası elemelerinde çeyrek finalde kamerun'a elenmişlerdi. bu sene roger lemerre ile yollarını burkina faso mağlubiyetinden sonra ayıran tunus takımın başına humerto coelho'yu getirdi.

son derece zorlu mücadelede yıldızları ve futbol tecrübesiyle tunus kaybetmez. 02 oynanabilir.

342 * bahreyn - japonya (02)

asya elemelerinde başarılı performans ortaya koyarak 7 maçta 14 puan çıkaran bahreyn rakibi japonya ile karşılaştığı 2 maçtan evinde olanı alırken deplasmanda 90. dakikadaki gole engel olamayarak maçı kaybetmişti. genelde hazırlık maçlarını ve resmi maçlarını asya ülkeleriyle oynayan ekip sadece 2004 yılında norveç, 2006 yılında da danimarka ile oynamış, danimarka maçını 1-0 kazanmıştı. her geçen sene futbolunu daha da geliştiren bahreyn japonya ile 2006 yılında da 2 maçta karşılaşmış karşılaşmaların ikisini de kaybetmişti fakat o zamandan bu zamana gerçekten çok şeyler değişti. örneğin bahreyn asya'nın en iyi takımlarından iran'ı yendi, sonra yine güçlü ekiplerden güney kore'yi devirdi.

japonya'da takımın başına bir ara bosnalı teknik adam osim gelmiş fakat sağlık sorunları yüzünden yerine 1997 yılında shu kamo'nun görevine son verilmesinden sonra japonya milli takımının başına geçen 51 yaşındaki teknik adam okada getirilmişti. okada ülkeyi tarihinde ilk kez dünya kupası finallerine götürmeyi başarmış ancak fransa'da düzenlenen 1998 dünya kupası'nda grupta 3 maçta alınan 3 mağlubiyetten sonra görevden alınarak yerine fransız philippe troussier getirilmişti. son olarak olimpiyatlarda başarısız olan japonya grupta tek puan alamamıştı.aslında kadrosuna baktığımızda endo, bando, takahara, nakamura ve nakazawa gibi etkili ayaklarda bulunmakta.

bu maçta beraberliğin ağır bastığını, eğer kazanırsa bu takımın da japonya olacağını tahmin ediyoruz.

363 * ekvador - bolivya (1)

ekvador takımının aslında en çok hafızalarımıza kazıdığımız dönem 2006 dünya kupası'na rastlar. almanya, polonya ve kosta rika ile aynı grupta olan ekvador 2.olarak gruptan çıkmış ve büyük başarı sağlamıştı. daha sonra da ingiltere'ye elenmişlerdi. kadrosunda o zamanki yıldızlara baktığımızda; esposito, de la cruz, valencia, tenorio, kaviedes ve mendez gibi çok iyi oyunculara sahipti. sene 2008'e geldi fakat ekvador o jenerasyonun üzerine hiçbir oyuncu katamadı ve futbol anlamında sürekli gerileme dönemi yaşadı. kupa amerik' da meksika, brezilya ve şili'nin olduğu gruptan puan alamadığı gibi bu sene de önce evinde venezuella'ya kaybetti, daha sonra brezilya ve paraguay'dan 5'er gol yedi. son maçlarında arjantin ve kolombiya karşısında sahadan 1'er puanla dönen takım az da olsa toparlandı gibi.

bolivya ise elemelerin ne zayıf halkası. 3 deplasman maçında kalesinde 13 gol gören ekip evinde sadece paraguay karşısında kazanmıştı.

ekvador çıkışa geçmek için bundan daha iyi maç bulamaz. 1 oynanabilir.

412 * kolombiya - uruguay (1 ya da 2,5 altı)

beraberliklerin takımı kolombiya zor gol atıp zor gol yiyor. gruplarda nispeten zor maçlarını atlatan kolombiya kendi ayarındaki takımlar karşısında kazanırsa kesinlikle bu gruptan çıkacaktır. brezilya ile berabere kalan takım arjantin'i 2-1'le geçmişti. son çıktığı 2 deplasman maçında peru ve ekvator karşısında kaybetmeyen kolombiya geçtiğimiz yıllarda yakalayamadığı başarıyı yakalamak isteyecektir. 2006'dan beri evinde oynadığı son 23 maçta yalnızca 5 kez kaybeden ekip bu yenilgileri ne brezilya, ne arjantin, ne de paraguay karşısında değil, uruguay, venezuela, honduras, ekvador gibi takımlar karşısında almış. kadrosunda çok büyük yıldızları olmamasına rağmen perea, castrillon ve vargas ilk akla gelenler. yine de kolombiya çok önemsenecek bir takım.

uruguay elemelerde çıktığı 6 maçtan paraguay ve brezilya gibi ciddi sayılacak rakipleri karşısında kaybederken şili ve venezuela maçlarını kazanamadı. sadece bolivya ve peru gibi takımlara gücü yeten uruguay bize göre gerçek gücünü ortaya koyamıyor. kadrosunda birçok yıldızı barındırmasına rağmen son yıllarda pek de başarısı bulunmayan takım kupa amerika'da yarı finalde brezilya'ya elenmişti. uruguay; forlan, abreu, fucile, pablo garcia, crsitian rodriguez, suarez ve bueno gibi kalite futbolculara sahip. 15 golle elemelerin en fazla gol atan takımı gibi görünse de bolivya ve peru karşısında bulduğu toplamda 11 gol sizleri yanıltmasın.

kolombiya evinde bu maçı kazanabilir fakat alt tercihi daha uygun görünüyor.

levent gültekin'in kuponu için buraya tıklayabilirsiniz.

iddialı yorum / levent gültekin

iddialı yorum - iddaa kuponları

262 * polonya - slovenya (1) - 1,30
321 * ukrayna - beyaz rusya (1) - 1,30
333 * hırvatistan - kazakistan (1) - 1,35
354 * arjantin - paraguay (1) - 1,30
363 * ekvador - bolivya (1) - 1,35
416 * peru - venezuela (1) - 1,75
toplam oran: 7.

265 * gürcistan - kuzey irlanda (01) - 1,55
315 * cape verde islands - kamerun (0) - 3,60
331 * karadağ - bulgaristan (2) - 1,85
346 * liechtenstein - almanya (2) - 1,40
412 * kolombiya - uruguay (2,5 altı) - 1,50
toplam oran: 21,6

iddialı yorum / levent gültekin

futbol mutlaka kendisinden daha fazlasıdır!

küçük bir çocukken abd ile o zamanki sscb arasındaki her türlü spor müsabakasında, nedenini bilmesek de abd'ni tutmak mecburiyeti hissederdik. zamanla taraftarlığımız sabitlenmiş, karşı olma işiyse; sscb yerine rusya, iran, çin vb. bir takım ülkelerle çeşitlendi. soğuk savaş döneminin çocukları olarak o döneme damgasını vuran psikolojik harekat faaliyetlerinden etkilenmememiz elbet mümkün değildi. belli bir bilinç temeline dayanmasa da tarafgirliğimizi belirleyenin, bir ideolojik karşı duruş olduğu açıktır.

bugüne geldiğimizde, çocukluğumuza ilişkin temel paradigmaların köklü değişikliklere uğradığını söylemek mümkün. bununla birlikte entelektüel durumumuzdaki gelişmeler paralelinde ve çeşitli yaşantılarımızın da desteği ile karşı duruşlarımızı yeniden belirledik.

bizde bu gelişmeler olmasına ve hatta bazılarının tarihin sonunun işaret etmesine karşın, dünya genelinde bir takım temel kabullere bağlı mücadelelerin, hala sürekliliğini koruduğunu söylemek olası. sporun karşıtlıkları izale eden bir rekabet alanı olduğu sıklıkla dillendirilmesine rağmen, geçmişten bugüne spor; asla sadece spor olarak kabul edilmemiştir. nitekim spor; bir yarışma, rekabet alanı olmaklığıyla neticede kazanan ve kaybeden tarafları yaratan bir etkinliktir. gerek bireysel ve gerekse toplumsal düzeyde, kazanmanın gururu ve sevinci karşısında, yenilginin mahcubiyetinin ve üzüntüsünün asla kabul görmediği açıktır.

futbolun diğer bütün spor dallarından çok daha fazla seyirci topladığı ve nihayet fanatik yarattığı su götürmez bir gerçektir. birçok kere toplumsal bakışın yönlendirilmesinde, futbola araçsal bir rol yüklendiği bilinmektedir. bununla birlikte futbol, kendi çemberinde ciddi bir ticari ve buna bağlı olarak prestij alanı olarak da farklılaşan bir spor dalı olarak kabul görmektedir. ve nihayet futbolun siyasi bir mücadele alanı olarak kabul edilebilirliği, gerek soğuk savaş döneminin belirgin stratejik hamlelerine ve gerekse daha sonraki süreçlerde karşılaşılan ciddi örneklere bakılarak ileri sürülebilmektedir. (konuyla alakalı daha fazla bilgi için bakınız: "futbol asla sadece futbol değildir; ithaki yayınları, 2003")

2010 dünya kupası avrupa elemelerinde ermenistan milli futbol takımıyla milli futbol takımımızın yapacağı karşılaşma öncesinden epeyi spekülasyon yapıldı ve yapılmaya devam etmekte. maça gidilip gidilmemesinden, maçın sonucunun ifade edeceği anlama kadar birçok tartışma yürütüldü ve yürütülmeye de devam edilmektedir. burada özellikle milli takım teknik yöneticisi fatih terim beyefendinin sözleri dikkatimizi çekti ve bu yazıya temel oluşturdu. buna göre fatih hoca; "grubumuzda ermenistan, estonya, bosna-hersek, belçika ve ispanya gibi takımlar var. biz cumartesi günü ermenistan ile başlıyoruz. bu iki ülke arasında (a) kategorideki ilk maç. bu açıdan önemli. zaten gruplara baktığımızda da ilk maçların her zaman önemli olduğunu ayrıca görüyoruz. rakibimizin de bu maça ayrı bir motivasyonla hazırlanacağı bir gerçek. bu bizim için sadece bir futbol maçı, savaş değil. tarihin yükünü omzumuzda da taşıyamayız bu maç öncesi. biz futbolcular çabuk düşünürüz, çabuk uygularız, çabuk oynamayı severiz. ama tarihin yükünü omzumuza almaya kalkarsak, bu bizi maalesef yavaşlatır. yavaşlattığı gibi oyunumuzu da bozar. ay-yıldızlı formayı dünyanın her yerinde temsil ettik ve bundan sonra da edeceğiz, ancak siyasi konularla fazla ilgilenmiyoruz" dedi.

buradaki sakin duruşu ve toplumsal gerilimleri azaltmaya dönük sağduyulu yaklaşımı görüyor ve takdirle karşılamak gerekir. hiç kimsenin, milli takımlar teknik direktöründen savaş çığlıkları atmasını beklemeye hakkı yok elbette. ancak futbolun, kendisinden çok daha fazla şey ifade ettiğini kabul edenlerin, bu cılız açıklamadan çok daha fazlasını duymaya istekli olduklarını söylemek de olası. milli takımımızın küresel düzeyi ortadadır. futbolcularımızın dünya genelindeki dolanımları, her geçen gün artmakta ve takdirle karşılanmaktadır. ülkemizin bulunduğu coğrafyadaki politik pozisyonunu da tekrar tekrar dillendirmeye gerek yoktur.

ancak futbol oyununu sadece bir oyun olarak görmeyen insanların milli takımlar teknik direktöründen yukarıdaki açıklamadan fazlasını bekleme hakkı vardır. maçın kazanılmasının, milletimiz için sıradan bir olay olmadığı, daha yaz başında yapılan avrupa kupası maçları sonunda görülmüş ve o dönemki sahneler zihinlerimizde canlılığını hala korumaktadır.

futbol; birçokları tarafından, hayatın kötü giden süreçlerinden bir anlık da olsa sıyrılmanın vasıtası olarak görülebilmektedir. bununla birlikte sosyal kaynaşmanın, bütünlüğün tesis edilmesi noktasında futbolun göz ardı edilemez bir role sahip olduğu da açıktır. bu nedenle futbolu sosyal süreçlerden bir anda silkip atmak olası görünmemektedir. kimsenin milli takımdan, "tarihin yükünü omuzlaması, tarihin problemli alanlarını teslim alması" yönelimli bir beklentisi bulunmamaktadır. ancak ermenistan karşısında alınacak bir mağlubiyetin, toplumsal planda neler ifade edebileceğini ve yansımalarının neler olabileceğini sanıyorum herkes öngörebilmektedir.

futbola siyaset ve/veya şiddetin karıştırılmaması elbette temel arzumuzdur. ancak bu türden çekinceleri aklımızın bir kenarında tutarak, milli duruşumuzun futbol bahsinde bir göstergesi olarak milli takımlar teknik direktörümüzün, ayakları çok daha yere basan ve futbolu basit bir yarış olarak gören açıklamasından daha fazlasını, futbolu seven insanlar olarak -öyle sanıyorum ki- hepimiz hak etmekteyiz.

bütün bunlardan sonra futbolun kendisinden mutlaka çok daha fazla şey olduğunu söylemek gerekmez mi?

ters köşe / oktay buğra koç

onlinetribün'e 2 güçlü kalem!

"tribün seni çağırıyor" dedik, onlarca mail aldık. şimdi konuşma zamanı! show tv'nin efsane programlarından iddialı yorum ekibinden, tahminci doktor gürkan kubilay'ın 3,5 senelik asistanı levent gültekin ayrıntılı maç yorumları ve iddaa tahminleriyle, oktay buğra koç ise "ters köşe" yazılarıyla artık onlinetribün'de!

levent gültekin bugünkü yazısında arjantin ligi ve 2010 dünya kupası eleme maçlarıyla ilgili tahminlerini yazdı. 3,5 sene doktor gürkan kubilay'ın asistanlığını yapan levent gültekin iddialı futbol programının da ekibinde yer alıyordu. her hafta cuma günleri radio spor'da 20:00-22:00 arası canlı yayın da yapan levent gültekin'in bu haftaki ilk yazısına buraya tıklayarak ya da sağ menüde yer alan "yazarlar" bölümünden ulaşabilirsiniz.

oktay buğra koç ise bu akşam oynanacak ermenistan - türkiye maçıyla ilgili bir yazı yazdı. oktay buğra koç'un "futbol mutlaka kendisinden daha fazlasıdır!" başlıklı yazısına da buraya tıklayarak ya da yine sağ menüdeki "yazarlar" sekmesinden ulaşabilirsiniz.

siz de onlinetribün'de yazar olmak istiyorsanız onlinetribun@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
bu sitedeki içerikleri izin almadan kullanmak kesinlikle yasaktır.
turkcell süper lig'in tüm yayın hakları yayıncı kuruluş lig tv'ye aittir ve onlinetribün'de hiçbir şekilde lig tv yayını yapılmamaktadır. yayınlanan diğer maçlar p2p (peer to peer) teknolojisiyle dünyadaki çeşitli yayıncılardan alınmakta, sitemizden sadece yönlendirme yapılmaktadır. onlinetribün'ün yayın yapan kullanıcılarla hiçbir ilişkisi yoktur. herhangi bir durumda yasal sorumluluk yayıncı kişiye aittir. sitemizde bahis oynatılmamaktadır. sitenin amacı dünyanın dört bir yanına dağılmış türk bahisseverlere ve türkiye'de yaşayan iddaa oyuncularına maçlar hakkında yardımcı olmaktır.